PollyStop
İpuçları

Türklerin en sık yaptığı İngilizce hatalar ve doğruları

🇺🇸 English · 🇹🇷 Turkish konuşanlar için ·

Türklerin en sık yaptığı İngilizce hatalar rastgele değildir, çoğu doğrudan Türkçeden gelir. Hâl ekleri yanlış edatlara dönüşür (wait you, married with), tek Türkçe fiil iki İngilizce fiili karşılar (kazanmak: win ve earn), şimdiki zaman yanlış yere taşınır. Hatanın kaynağını bilirseniz, aynı hatayı yüz farklı cümlede birden düzeltirsiniz.

Hâl ekleri yanlış edata dönüşünce

Türkçede bir fiilin nesnesini ek belirler: seni bekliyorum, beni dinle, biriyle evli, köpekten korkmak. Türk öğrenci İngilizce konuşurken bu eki ya hiç çevirmez ya da kelimesi kelimesine bir edata çevirir. İngilizcede ise edatı fiil seçer ve çoğu zaman Türkçedeki ekle hiç ilgisi yoktur. Bu yüzden fiili tek başına değil, edatıyla birlikte öğrenmek gerekir.

TürkçeSık yapılan hataDoğrusu
Seni bekliyorum.I'm waiting you.I'm waiting for you.
Beni dinle.Listen me.Listen to me.
Bana açıkla.Explain me.Explain it to me.
Ayşe ile evli.He is married with Ayşe.He is married to Ayşe.
Köpeklerden korkarım.I'm afraid from dogs.I'm afraid of dogs.
Futbolla ilgileniyorum.I'm interested with football.I'm interested in football.
Bu seninkiyle aynı.It's same with yours.It's the same as yours.
Bunu tartıştık.We discussed about it.We discussed it.

Son satır ters yönde bir hatadır. Türkçede bu konu hakkında tartışmak dendiği için discuss fiiline about eklenir, oysa discuss nesnesini doğrudan alır. Aynı durum enter için de geçerlidir: odaya girdi için He entered the room, enter into the room değil. Kısaca, yönelme eki gördünüz diye to, ayrılma eki gördünüz diye from eklemeyin. Fiilin kendi edatını sözlükte bir kez kontrol edin.

Tek Türkçe fiil, iki İngilizce fiil

Türkçede bir fiilin kapsadığı anlamlar İngilizcede bazen ikiye bölünür. En pahalı örnek kazanmak: piyangoda ya da maçta kazanılan şey win, çalışarak kazanılan para earn ya da make olur. I win a good salary diyen biri maaşını kumarda kazanıyormuş gibi duyulur. Doğrusu I earn a good salary ya da gündelik dilde I make good money.

Açmak ve kapatmak da benzer bir tuzaktır. Kapı ve pencere için open ve close doğrudur, ama elektrikli bir şey söz konusuysa İngilizce turn on ve turn off ister: Can you turn on the light?, Turn off the TV. Open the light anlaşılır ama hemen yabancı olduğunuzu belli eder. Telefon açmak ise ayrı bir kalıptır: telefonu açmak, gelen aramaya cevap vermekse answer the phone, birini aramaksa call someone olur.

Katılmak da ikiye bölünür. Bir fikre katılmak agree, bir gruba ya da etkinliğe katılmak join ya da take part in olur. Burada ayrıca çok yaygın bir hata var: I am agree with you. Agree bir fiildir, sıfat değildir, bu yüzden önüne am gelmez. Doğrusu I agree with you, olumsuzu I don't agree ya da I disagree.

Çok: very her yere girmez

Türkçede çok hem sıfatı hem fiili güçlendirir: çok güzel, çok seviyorum. İngilizcede very yalnızca sıfat ve zarflarla kullanılır. I very like this city yanlıştır; doğrusu I really like this city ya da I like this city a lot. Aynı nedenle I very miss you yerine I really miss you ya da I miss you so much denir. Çok kelimesinin isimle kullanımında da ayrım var: sayılabilen isimler için many, sayılamayanlar için much, konuşmada ise ikisi yerine çoğu zaman a lot of: a lot of friends, a lot of time.

Bilgiler, tavsiyeler, eşyalar: çoğul olmayan isimler

Türkçede neredeyse her isim çoğul eki alabilir: bilgiler, tavsiyeler, mobilyalar, haberler. İngilizcede bunların karşılığı olan bazı isimler sayılamaz ve hiçbir zaman -s almaz. Thank you for the informations yerine Thank you for the information; He gave me some advices yerine He gave me some advice denir. Tek bir parçayı saymak isterseniz kalıp kullanırsınız: a piece of advice, a piece of information. Bu gruptaki diğer sık kelimeler: furniture, luggage, homework, news, equipment. News sonunda s olduğu hâlde tekil fiil alır: The news is good.

Bana göre, nasıl desem: dolgu kelimeler

Konuşmada kendini ele veren hatalar çoğu zaman dolgu kelimelerdir. Bana göre kelimesi kelimesine according to me olur, ama according to İngilizcede genellikle başka bir kaynağı aktarmak için kullanılır: according to the report, according to my doctor. Kendi fikrinizi söylerken I think, In my opinion ya da For me daha doğaldır. Nasıl desem için How can I say yerine How do I put it ya da What's the word; yani için I mean; düşünürken söylenen şey için de Well ya da Let me think kullanın.

Yaş farkı, soru ve olumsuz

Benden üç yaş büyük cümlesinin sırası İngilizcede değişir: He's three years older than me, He is older than me three years değil. Ölçü, sıfattan önce gelir: two hours late, ten minutes early.

Geçmiş zaman sorusunda ise zaman bilgisini iki kez yüklemek yaygındır: Did you went? Türkçede zaman fiilin üzerinde durur, İngilizcede ise did zamanı zaten taşıdığı için fiil yalın kalır: Did you go?, She didn't call. Üçüncü tekil şahısta da benzer bir durum var: Türkçede o geliyor ekleri en az olan biçimdir, İngilizcede ise -s alan biçim tam olarak he, she ve it'tir: She works, ama sorusu Does she work?

Kendinizi test edin

  1. I am agree, it's very expensive for me. Doğrusu: I agree, it's too expensive for me.
  2. Please wait me at the station. Doğrusu: Please wait for me at the station.
  3. She wins more money than her husband. Doğrusu: She earns more money than her husband.
  4. Can you open the air conditioner? Doğrusu: Can you turn on the air conditioning?
  5. Thanks for the advices. Doğrusu: Thanks for the advice.

Bu hataların çoğu yazarken değil, hızlı konuşurken ortaya çıkar, çünkü o anda beyniniz Türkçe kalıba geri döner. Onları kırmanın yolu, aynı cümleleri gerçek bir konuşmada defalarca doğru söylemektir. Bir tutorla yüksek sesle konuşmak ya da bir otel resepsiyonunda wait for ve turn on kalıplarını bilerek kullanmak, listeyi okumaktan çok daha kalıcı iz bırakır.

Sıkça sorulan sorular

I am agree neden yanlış?

Agree bir fiildir, sıfat değildir. Fiillerin önüne am, is ya da are gelmez. Doğrusu I agree ya da I agree with you, olumsuzu ise I don't agree veya I disagree.

Para kazanmak için win mi earn mi kullanılır?

Çalışarak kazanılan para için earn ya da gündelik dilde make kullanılır: I earn a good salary, She makes good money. Win yalnızca yarışma, maç, piyango veya ödül gibi şans ve rekabet içeren durumlar içindir.

Wait you mu, wait for you mu?

Wait for you. Türkçede seni bekliyorum cümlesinde nesne doğrudan ek alır, ama İngilizcede wait fiili for edatı ister. Aynı şekilde listen fiili to ister: Listen to me.

Informations ya da advices diyebilir miyim?

Hayır. Information ve advice İngilizcede sayılamaz ve çoğul eki almaz. Tek bir parçayı anlatmak için a piece of advice ya da a piece of information kalıbını kullanın.

Bugün bir kelime. Devamı gelecek.

Ücretsiz PollyStop hesabıyla pratiğini takip et. Kelimelerine geri dön, biraz daha dene ve öğrenmeyi gününün bir parçası yap.

Ücretsiz hesabımı oluştur