Present perfect'in Türkçede tek bir karşılığı yoktur. Çoğu zaman -di ile çevrilir: Ödevimi bitirdim, yani I have finished my homework. Süre bildiren cümlelerde -dır ile çevrilir: Üç yıldır burada yaşıyorum, yani I have lived here for three years. -miş ile yalnızca bazen örtüşür. Asıl soru şudur: zaman kapandı mı, bugüne mi uzanıyor?
Okulda present perfect genellikle -miş ile yan yana öğretilir ve iki yapı birbirinin çevirisi gibi akılda kalır. Oysa -miş'in asıl işi zaman değil, bilginin kaynağıdır. Ali dün gelmiş dediğinizde Ali'nin geldiğini görmediğinizi, birinden duyduğunuzu ya da bir izden çıkardığınızı söylersiniz. İngilizce bu işi zamanla değil, kelimeyle yapar: Apparently Ali came yesterday ya da I heard Ali came yesterday. Ali has come yesterday ise iki ayrı nedenle yanlıştır: hem kaynak bilgisi kaybolur hem de yesterday present perfect ile kullanılmaz.
Örtüşme, sonucu şu anda gördüğünüz durumlarda olur. Sabah perdeyi açıp Kar yağmış! dediğinizde İngilizce de It's snowed! diyebilir, çünkü olay geçmişte, sonucu ise önünüzde. Kapıdaki ayakkabıları görüp Ali gelmiş derseniz Ali's here ya da Looks like Ali has arrived doğal olur. Kural şu: -miş bir rapor ise kelimeyle çevirin, bugünkü bir sonucu gösteriyorsa present perfect düşünebilirsiniz.
| Türkçe | İngilizce | Neden bu zaman? |
|---|---|---|
| Ödevimi bitirdim. (şimdi, artık serbestim) | I've finished my homework. | Sonuç şu an önemli |
| Ödevimi dün bitirdim. | I finished my homework yesterday. | Dün kapanmış bir zaman |
| Hiç Londra'ya gittin mi? | Have you ever been to London? | Hayat boyu deneyim, tarih yok |
| Daha önce hiç suşi yemedim. | I've never eaten sushi. | Bugüne kadarki deneyim |
| Henüz yemek yemedim. | I haven't eaten yet. | Yet ile açık kalan zaman |
| Anahtarlarımı kaybettim. (hâlâ yoklar) | I've lost my keys. | Durum devam ediyor |
| Üç yıldır Ankara'da yaşıyorum. | I've lived in Ankara for three years. | Geçmişten bugüne süre |
| Geçen yazdan beri onu görmedim. | I haven't seen him since last summer. | Başlangıç noktası verilmiş |
Tabloya dikkatle bakın: Türkçede aynı -di eki hem birinci hem ikinci satırda var. İngilizcede ise biri present perfect, diğeri past simple. Farkı ekte değil, zaman zarfında ve bağlamda arayın.
Türkçede süren bir durumu şimdiki zamanla anlatırız: İki yıldır İngilizce öğreniyorum. Kelimesi kelimesine çevirince I am learning English since two years çıkar ve bu cümlede iki hata vardır. Birincisi zaman: geçmişte başlayıp bugüne uzanan bir süre için İngilizce present perfect ister. İkincisi edat: süre for alır, başlangıç noktası since alır. Doğrusu I've been learning English for two years.
Ayrımı Türkçe ekler üzerinden kurmak kolaydır. -dır ile ölçülen şey süredir, yani for: üç aydır için for three months, yıllardır için for years. -den beri ile verilen şey başlangıçtır, yani since: pazartesiden beri için since Monday, çocukluğumdan beri için since I was a child. Soru da aynı mantıkla kurulur: Ne zamandır buradasın? için How long have you been here? denir. Since when are you here? hem yanlış zamanda hem de İngilizcede since when sorusu çoğu zaman şaşkınlık ya da itiraz tonu taşır.
Bir ayrıntı daha var. Hareket bildiren fiiller süre içinde genellikle continuous olur: I've been working here for five years. Ama durum bildiren fiiller continuous almaz. Türkçede Onu on yıldır tanıyorum şimdiki zamanla kurulduğu için I've been knowing him demek cazip gelir; doğrusu I've known him for ten years. Know, like, want, believe ve own bu gruptadır.
Yesterday, last week, three days ago, in March, when I was a child gibi kapanmış bir zamanı işaret eden ifadeler present perfect ile kullanılmaz. Türkçede Ne zaman geldin? sorusu da aynı nedenle past simple ister: When did you arrive? When have you arrived? yanlıştır, çünkü when sorusu zaten belirli bir anı sorar. Kısa bir kontrol yöntemi: cümleye bir tarih ya da saat ekleyebiliyorsanız ve anlam bozulmuyorsa, büyük ihtimalle past simple kullanmanız gerekir.
Türkçede gitmek fiili iki ayrı durumu karşılar. Ahmet Ankara'ya gitti ve Ahmet hâlâ oradaysa Ahmet has gone to Ankara dersiniz. Ama gidip döndüğünüz bir yeri deneyim olarak anlatıyorsanız been kullanılır: I've been to Ankara twice. Have you ever gone to London? sorusu, kişinin oraya gidip hâlâ orada olup olmadığını sorar gibi tuhaf durur. Deneyim sorusunda been seçin.
Teselli edici haber şu: Türkçede birebir eşleşen bir yapı da var. -mişti, geçmişteki bir andan daha önce olmuş şeyi anlatır ve İngilizcedeki past perfect ile çok iyi örtüşür. Vardığımda tren kalkmıştı için When I arrived, the train had left denir. Daha önce hiç uçağa binmemiştim için I had never flown before. Present perfect'i -miş'e değil, -di ve -dır'a bağlarsanız, -mişti de kendi yerine oturur.
Amerikan İngilizcesinde gündelik konuşmada just, already ve yet ile past simple da sık duyulur: Did you eat yet?, I just saw him. İngiliz kullanımı bu cümlelerde present perfect'i tercih eder: Have you eaten yet?, I've just seen him. İkisi de anlaşılır. Sınavda ve resmî yazıda present perfect daha güvenli seçimdir, ama dizide past simple duyduğunuzda hata sanmayın.
Bu yapıyı oturtmanın en hızlı yolu, kendi hayatınızdan cümleleri yüksek sesle kurmaktır: ne zamandır nerede yaşadığınızı, hiç gitmediğiniz bir şehri, bu hafta henüz yapmadığınız bir işi. PollyStop'ta Polly ile konuşurken bu soruları size doğal bir sohbetin içinde sorar ve for ile since'i karıştırdığınızda bunu konuşmanın içinde düzeltir.
Hayır. -miş öncelikle bilginin duyulduğunu ya da çıkarıldığını gösterir ve İngilizcede apparently veya I heard gibi kelimelerle karşılanır. Sadece sonucu şu anda gördüğünüz durumlarda, örneğin Kar yağmış! cümlesinde, present perfect ile örtüşür.
I've lived here for three years ya da I've been living here for three years. Türkçedeki şimdiki zaman İngilizcede present perfect olur ve süre for ile verilir. I am living here since three years yanlıştır.
For süreyi verir: for two hours, for ten years. Since başlangıç noktasını verir: since Monday, since last summer. Türkçede -dır ile ölçülen süre for, -den beri ile verilen başlangıç since olur.
Hayır. Yesterday, last week, ago ve belirli bir tarih kapanmış bir zamanı gösterir ve past simple ister: I saw him yesterday. Present perfect yalnızca bugüne uzanan ya da tarihi belirtilmeyen durumlar içindir.
Ücretsiz PollyStop hesabıyla pratiğini takip et. Kelimelerine geri dön, biraz daha dene ve öğrenmeyi gününün bir parçası yap.
Ücretsiz hesabımı oluştur