Seyahatte en çok işe yarayan İngilizce, kısa ve kibar kalıplardır. Türkçedeki -abilir miyim yapısı zaten doğru yolu gösterir: Hesabı alabilir miyiz? için Could we have the check, please? denir. Asıl tuzaklar Türkçede tek kelime olup İngilizcede değişen karşılıklardır: bagaj, el bagajı, klima, paket, dönüş bileti ve resepsiyon.
Türkçede Bir çay lütfen ya da Bana bir su verir misiniz? tamamen kibar cümlelerdir. Bunları kelimesi kelimesine Give me a water diye çevirmek ise İngilizcede emir gibi, hatta kaba duyulur, lütfen eklense bile. Güvenli kalıplar şunlardır: Could I have a water, please?, Can I get a tea?, I'd like the chicken, please. I want a coffee dilbilgisi açısından doğru olsa da sipariş verirken sert durur. İyi haber şu: Türkçede alabilir miyim diye düşünüyorsanız, Could I have ile aynı kibarlık düzeyindesiniz.
| Türkçe | İngilizce | Not |
|---|---|---|
| Bagajım iki valiz. | I have two suitcases. / I'm checking two bags. | Luggage ve baggage sayılamaz: two luggages denmez |
| El bagajı | carry-on (Amerikan), hand luggage (İngiliz) | Can I take this as a carry-on? |
| Biniş kartı | boarding pass | Here's my boarding pass. |
| Kapı numarası | gate | Which gate is it? |
| Aktarmalı uçuş | connecting flight, layover | I have a layover in Frankfurt. |
| Uçuşum rötar yaptı. | My flight is delayed. | Rötar Fransızca kökenli; İngilizcede delay |
| Uçağı kaçırdım. | I missed my flight. | Kaçırmak burada miss olur |
Pasaport kontrolünde soru kalıpları kısadır ve cevaplar da kısa olmalıdır. What's the purpose of your visit? sorusuna Tourism, Business ya da I'm visiting family yeterlidir. How long are you staying? sorusuna I will stay one week yerine For a week ya da I'm staying for a week daha doğaldır, çünkü planlanmış bir gelecek için İngilizce çoğu zaman şimdiki zamanı kullanır. Where are you staying? sorusunun cevabı da edatla başlar: At a hotel near the station.
Rezervasyonunuzu söylerken İngilizce edat Türkçeden tamamen farklıdır: Yılmaz adına rezervasyonum var cümlesi I have a reservation under Yılmaz olur. Name ya da for kullanmak da anlaşılır, ama under kalıbı resepsiyonda en sık duyacağınız biçimdir. Resepsiyonun kendisi Amerikan kullanımında çoğu zaman front desk, İngiliz kullanımında reception diye geçer.
| Türkçe | İngilizce |
|---|---|
| Kahvaltı dahil mi? | Is breakfast included? |
| Klima çalışmıyor. | The air conditioning isn't working. (kısaca the AC) |
| Wi-Fi şifresi nedir? | What's the Wi-Fi password? |
| Çantalarımı burada bırakabilir miyim? | Can I leave my bags here? |
| Geç çıkış yapabilir miyim? | Is late checkout possible? |
| Fazladan bir havlu alabilir miyim? | Could I have an extra towel? |
| Odada sigara içilebilir mi? | Is smoking allowed in the room? |
Son satırda Türkçedeki smokin ile karıştırılan smoking kelimesinin gerçek anlamını görüyorsunuz: sigara içmek. Klima için de İngilizcede benzer bir kelime beklemeyin; air conditioning ya da kısaca AC deyin. Oda tipinde ise double tek büyük yatak, twin iki ayrı yatak demektir; Türkçede ikisine de iki kişilik oda dendiği için burada dikkatli olun.
| Türkçe | İngilizce | Not |
|---|---|---|
| İki kişilik masa lütfen. | A table for two, please. | For ile kişi sayısı |
| Hesap lütfen. | Could we have the check, please? | İngiliz kullanımında the bill |
| Paket olsun. | To go, please. | İngiliz kullanımında takeaway |
| Kartla ödeyebilir miyim? | Can I pay by card? | Do you take cards? de olur |
| Fiş alabilir miyim? | Could I get a receipt? | Fiş: receipt |
| Musluk suyu | tap water | Pet şişe için still ya da sparkling sorulur |
Türkçedeki bazı sofra ifadelerinin birebir karşılığı yoktur. Garson yemeği getirirken afiyet olsun yerine Enjoy your meal der. Elinize sağlık için kalıplaşmış bir cümle yoktur; That was delicious, thank you ya da Please tell the chef it was great aynı işi görür. ABD'de restoranlarda bahşiş bırakmak yerleşik bir beklentidir ve hesapla birlikte ayrıca düşünülür; İngiltere'de ise bazı restoranlar hesaba servis ücreti ekler, bu durumda Is service included? diye sorabilirsiniz.
Tuvaleti sorarken de ülke farkı vardır. ABD'de toilet kelimesi çoğu zaman klozetin kendisini çağrıştırır, bu yüzden Where's the restroom? ya da Where's the bathroom? denir. İngiltere'de ise Where are the toilets? tamamen normaldir. Türkçedeki WC kısaltması tabelalarda görülebilir, ama konuşurken pek kullanılmaz.
Dönüş bileti Amerikan kullanımında round-trip ticket, İngiliz kullanımında return ticket olur. Metro Londra'da the Underground ya da the Tube, New York'ta the subway diye geçer. Durak sormak için Which stop do I get off at?, inmek üzereyken This is my stop denir. Otobüse binmek get on the bus, taksiye binmek get in a taxi; Türkçedeki tek binmek fiili burada ikiye ayrılır. Taksiciye adres verirken Could you take me to this address? deyip telefonunuzu gösterebilirsiniz. Otogar için bus station kullanın.
Kayboldum için en doğal cümle I'm lost, I lost değil, çünkü lost burada bir durum bildirir. Çantamı kaybettim ise I've lost my bag olur. Söyleneni anlamadığınızda Sorry, could you say that again? ve Could you speak a bit more slowly? en çok kullanacağınız iki cümledir. Yardım isterken de aynı kibar kalıp geçerli: Could you help me, please?
Bu kalıpları ezberlemek yetmez, onları gerçek bir sahnede, biri size cevap verirken söylemek gerekir. Bir otel resepsiyonunda, bir kafede ya da bir tren istasyonunda kısa bir rol oyunu yapmak, ilk gerçek sipariş anındaki donmayı büyük ölçüde azaltır.
Amerikan kullanımında Could we have the check, please?, İngiliz kullanımında Could we have the bill, please? denir. El işaretiyle hesabı istemek de iki ülkede anlaşılır, ama sözlü kalıp daha kibardır.
Lütfen eklense bile emir gibi duyulur. Could I have a coffee, please? ya da Can I get a coffee? kalıplarını kullanın. Türkçedeki alabilir miyim yapısı İngilizcedeki Could I have ile aynı kibarlık düzeyindedir.
Hayır. Luggage ve baggage sayılamaz, luggages denmez. Sayı vermek için bags ya da suitcases kullanılır: I have two bags.
Amerikan kullanımında round-trip ticket, İngiliz kullanımında return ticket. Tek yön bilet ise iki kullanımda da one-way ticket olarak geçer, İngiltere'de single de denir.
Ücretsiz PollyStop hesabıyla pratiğini takip et. Kelimelerine geri dön, biraz daha dene ve öğrenmeyi gününün bir parçası yap.
Ücretsiz hesabımı oluştur